Çölde yaşayan kum akreplerinin gözleri hemen hemen hiç görmez. Bunakarşın her bir ayağının ucunda bulunan ve "milimetrenin milyondabirinden daha küçük titreşimlere" yol açan hareketleri bile tespit edenalgılayıcıları sayesinde avlarını kovalayabilir ya da düşmanlarındankaçabilir.
Kelebek konması gibi, akrebin yakınındaki en ufakbir hareket kumda titreşim dalgası oluşturur. Her iki dalganın yayılmahızları farklıdır. Akrep bu iki dalganın kendisine ulaşma süreleriarasındaki farktan Ava olan mesafesini belirler. Avdan yayılan düşükhızlı dalganın, akrebin ava en yakın algılayıcısı ile en uzaktakialgılayıcısına ulaşmasından da avın hangi tarafta olduğu tam olarakbelirlenir. Hatta bu son iki sinyal akrebin tam bir hesaplamayapabilmesi için biraz geciktirilir. Ancak bu geciktirme süresi bilegöz açıp kapama süresinden bile kısadır. Nitekim iki sinyal arasındakifark saniyenin beş yüzde biri kadar ise akrep saldırı için bir an bilebeklemez.
Akrebin bir saniyede yüzlerce defa tespit vehesaplama yapan alıcıları adeta bir bilgisayar ağı gibi işler. Birbilgisayarın, hatta bilgisayarın tek bir işlemcisini yapantasarımcısının varlığı nasıl inkar edilemiyorsa, akrebinde birtasarımcısı olduğu o kadar aşikardır. Bu tasarımcı bütün canlılarıyönlendiren, yapmaları gereken şeyleri onlara ilham eden Allah'tır.
_________________
Düşmez kalkmaz bir Allah gülüm, düşeriz Elbet!...
Ama biz düşersek Bir yağmur damlası gibi Yaprağa,
"Vatan Sağolsun" diyen Mehmetçik gibi Toprağa Düşeriz!...
Düşmeyiz Namerdin Ayaklarına!...
Bir Hüzünlü Türkü olupta yarin Dudaklarına Düşeriz...